Buradasınız: Azbuz --> şairler geçidi --> " ŞAİR RUHLU " OLABİLİRSİNİZ AMA " ŞAİR " OLMAK BAŞKA BİR ŞEYDİR..SAVAŞ ŞENEL
10 Şubat 2010, Çarşamba
 
<< ANA SAYFA
 
SİTE SAHİBİ
Oktay ZERRİN


53
Samsun
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
->>YAZI GÖNDERİN

SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
Kültür, Sanat ve Edebiyat
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
OYLAMA

Bu siteye oylama eklenmemiş.

rss link
 
ADnet Reklamları
 | 
" ŞAİR RUHLU " OLABİLİRSİNİZ AMA " ŞAİR " OLMAK BAŞKA BİR ŞEYDİR..SAVAŞ ŞENEL
Kategori: Kültür - Sanat

 

ŞAİR RUHLU” OLABİLİRSİNİZ, AMA “ŞAİR” OLMAK BAŞKA BİR ŞEYDİR

Şiir ve edebiyatla ilgilendiğimi bilen bir dostum, bana uzun zaman önce, bir defterin içinde yer alan “şiirler” gösterdi. Bu defterin sahibinin bu şiirleri bastırmak istediğini ve kitabın gelirini de ihtiyaç sahiplerine harcamak istediğini belirtti. Ben de deftere baktım. İlk geldikleri gibi yazılmış ve sonra bir daha dokunulmamış olan bir sürü çalışma vardı. Bunlarda, şiirselliğe has bir dil kullanımı yoktu. Kısacası, sözü geçen bu çalışmalar, benim “durum raporu” dediğim, “yorgunum”, “aşığım”, “sana hasretim” vs gibi şeylerin söylendiği satırlardı.

Ben defter hakkında fazlaca yorum yapmadım.

Buna benzer bir olayı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Eğitim Bölümünde öğrenciyken yaşamıştım. Genç bir bayan, hocaların ofislerinin nerede olduklarını sordu. Ben de hangi hocamızı aradığını sordum. Kendisinin şair olduğunu ve şiirlerini bir hocaya göstermek istediğini söyledi. Ben de, bölümümüzde çalışma alanı Türk edebiyatı olan bir hocamız olmadığını söyleyip, şiirleriyle ilgil sorular sordum. Yaklaşık 300 şiiri olduğunu söyledi. Ben de T. S Eliot gibi 80 yaşında vefat eden bir şairin 250 şiiri bulunduğunu ve o bayana, bu yaşta bu kadar “şiiri” nasıl yazdığını sordum. Cevabı, ne yazık ki, tahmin ettiğim türden bir açıklamaydı: Kendisine sürekli ilham geldiğini, hepsini hemen kâğıda geçirdiğini ve şiirlerinin üzerlerinde çalışmaya da gerek görmediğini belirtti. Ben de ona, Mustafa Kutlu Beyi şiirlerini gösterebileceği bir isim olarak tavsiye ettim. Acı gerçekleri kendisinden daha yaşlı ve olgun birisinden duyması daha iyi olacaktı!

Şiirin “durum raporu” olmadığını, şiirin görevinin bilgi vermek veya şairin duygularını okuyucuya haber vermek değil, bu duyguları okuyucuya hissettirmek olduğunu bir çok “şair adayına” sıklıkla anlatmak zorunda kalıyorum.

Güçlü bir şair, size üşüdüğünü anlatmak istiyorsa, bunu sadece “üşüyorum” diyerek yapmaz. Seçtiği kelimeler, kullanımlar, tamlamalar veya ifadeler, size üşüdüğünüz hissini verir ve dolayısıyla da şairin üşüdüğünü size hissettirirler. Bir şair “üşüyorum” diyorsa, aslında size vermek istediği duygu muhtemelen “üşümekten” başla bir şeydir. Mesela Attila İlhan “hüzünlüyüm” yerine “kadeh gibi buğulanıyorum” der. Sizce bu iki ifadeden hangisi şairin hüznünü daha iyi anlatıyor?

Meslekleri veya kişilikleri gereği net ve açık gerçeklerden hoşlanan kişilerin şiire uzak kalmaları bundandır. Onlar bir şey varsa, “hissetmekten” çok, o durumu “bilmek” isterler. Ama insanları harekete geçiren şey, sadece gerçekler değildir. O gerçeği içlerinde duyumsamak, yani hissetmektir.

Sizinle –kabul ederseniz- paylaşmak istediğim hikâye bunu çok iyi anlatır: Görme engelli bir dilenci, önünde “Ben Körüm” yazan bir tabela asılı bir şekilde dileniyormuş. Derken, birisi ona seslenmiş: “Dostum, göğsünde aslı duran tabeladaki yazıyı değiştireyim. Sana eskisinden daha çok kişi sadaka verecek!” Dilenci de, bu isteği geri çevirmemiş ve adamın tabeladaki yazıyı değiştirmesine izin vermiş. Dilenci adama mesleğini sorunca, adam: “Ben şairim!” demiş ve yazıyı değiştirdikten sonra gitmiş. Gerçekten de, dilenciye para verenlerin sayısı artmış. Dilenci bu durumda hem sevinmiş hem de meraklanmış. Adamın ses tonundaki sevecenlik ve verdiği güven duygusuyla, ne yazdığını ona sormamış olduğu için, kendisine para veren başka birisine: “Benim göğsümdeki küçük tabelada ne yazıyor?” diye sormuş. Soruyu duyan adam, üzerinde taşıdığı tabelada ne yazdığını bilmeyen dilenciye şaşırmış, ama soruyu da cevaplamış: “Tabelanızda “çocuğumun yüzünü hiçbir zaman göremeyeceğim!” cümlesi yazılı!” demiş.

“Ben körüm!” ifadesiyle “Çocuğumun yüzünü hiçbir zaman göremeyeceğim!” ifadesini sizler karşılaştırın. İkisinde de bilgi var. Ama hangisi etkileyici ve okuyanı harekete geçiren bir özelliğe sahip, siz karar verin.

Geçenlerde bir bankanın açtığı bir şiir yarışmasına çok şaşırtıcı bir sayıda şiir dosyası gelmişti. Bu sayının, şiir kitaplarının Türkiye’deki baskı ve satış rakamlarıyla uzaktan yakından ilgisi yoktu. Buradan çıkan sonuç şudur: Şair ruhlu insanlarımız da şiir okumuyorlar, ama günün birinde her nasılsa birer “şair” olup çıkıyorlar.

Hiçbir sanat dalında, sizden önce ortaya konmuş olanları incelemeden, başarılı olmazsınız. Bu şiirde de geçerlidir. Şair ruhunu kaliteli şiirlerle kâğıt üzerinde gerçeklemek isteyen kişiler, sadece şiir değil, müzik, edebiyat, sosyoloji vs gibi branşlarla da ilgilenmelidirler. Bir öğrencim bana bir gün şaşkınlık içinde şunu söylemişti: “Hocam, şairler ne kadar kültürlü ve bilgili oluyorlar!” Şair, şiirini okuduklarından, gördüklerinden, dinlediklerinden, kendi duygu ve düşüncelerinden süzen kişidir. Bir keresinde bir kilo gül yağı elde edebilmek için kaç ton gülün preslenmesi gerektiğini duymuş ve şaşırmıştım. Hayatın içinden “şiir damıtmak” da bundan farklı bir şey değildir.

Aziz Nesin: “Türkiye’de her 3 kişiden 4’ü şair” derken, sanırım şairliğin ne kadar hafife alındığını kast ediyordu. Bir gün şair ve yazar İsmet Özel Bey’e “neden herkes şiirden anlamıyor?” diye sorma şansım olmuştu. O da bana: “Herkesin şiirle ilgilenmesi gerekmiyor zaten. Dert etmeyin” anlamında bir cevap vermişti.

Evet şair ruhlu olan herkes, şair olmayacak. Ama siz gerçekten “şair” olmak istiyorsanız, tavsiyelerimi gözden geçirin derim!
SAVAŞ ŞENEL
Sn.hocamızın affına ve hoşgörüsüne sığınarak bu çok güzel yazısını siz değerli üye dostlarımla paylaşmak istedim..değerli hocamıza çok teşekkür ediyor ve yürekten kutluyoruz kendisini...sevgi ve saygımla..

Bu yazı 22/07/2008 tarihinde yayınlandı. 137 defa görüntülendi.

oktayzerrin tarafından gönderilen tüm yazılar »

 

yazının puanı: 0.0 (0 kişi)  

Paylaş:

E-posta ile gönder:


Günlük | şiirlerim, sesli şiirlerim | spor | çocuklarımız | sizden gelenler | şairler geçidi Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.